Kahverengi: Beyaz, Sarı, Katran

 Ölümünü gördüm uykudayken, 

rüya diyemem ama kabus da değildi

Ciğerlerimden akan katranın bir anlamı varsa eğer

Sesini soluğunu senden alan

Adını sanını kaşını gözünü sana uyduran

Hani şu mezarlıklarda uyuyan analar babalar ve çocukların

(ki herkes birilerinin çocuklarıdır)

Esrarengiz bakışları arasında gezdiğimiz ahmakça ritüellerden

Hiç olmasa bir parça almış

İyimser bakarsak belki daha fazla

Kalp kırıklıkları anlamındadır


Ciğerlerimden akan katranın bir anlamı varsa eğer

Hani o insanı şaşırtan anların arşa tırmandığı

Şaşırtmaktan öte, nasıl devam edeceğini bilmediğin

Bütün yoldaşlarını kaybetmiş bir asker edasında

Yorgun ve hiçbir şey düşünemeyen bir yolcu ve bitmeyen bir yol gibi

İnsanı kahreden, insanı insan olmaktan çıkaran

Belki bir ot gibi belki bir et parçası gibi

Ve belki de mezarlık arazisinde tabutun içinde yatan bir ölü


Bu duyguyu bir kere tatmış ve pek çok kez üstüne yazmışımdır

Hiçbiri içimde akan katranın anlamını doğru düzgün telaffuz edemese bile

Birkaç parça anlam vakfedebilmişimdir beyaz kağıda

Öyle sanıyorum

Belki de beyaz kağıt sigara dumanından sararmış

Üzerine dökülen bir parça katranla birlikte

Muhtemelen açıp bakılabilse bir yerlerde yazan

Ancak benim literatürümde maalesef ki yeri olmayan bir renge bürünmüştür

Belki gözlerinin rengindedir

Gözlerin için de aynısını söylemiştim

Gözlerinin rengiyle ilgili birkaç şaka sonrası gülmüştün, gülmüştük

İşte bunları hatırlamak, hatırlayabilmek

Hem de son şakanı yaptıktan sonra pek komik gelmiyor

Tam tersine, bu şiirde ve birçok şiirde bahsettiğim

İnsanı yolsuz bırakan o duyguyu tekrar canlandırıyor

Şimdi ne yapacağını bilememek, düşünmek

Bir çare bulamadıkça daha çok düşünmek

Düşünmek karnına birkaç santimin girmesi kadar acı verecek eşiğe gelince

Düşünmeyi nasıl bırakabileceğine dair düşünmek


Çıkış yolu yok

Yani en azından benim bulabileceğim, benim açabileceğim bir çıkış yolu yok

Diğerinde de böyle olmuştu

Babamın büyülü sözcükleriyle farkına varmıştım bunun

Hani şu zayıf beyinleri yok eden kelimeler

Anlattımdı


Nasıl olduysa son sözcüklerinde aynı büyü vardı

Nasıl olduysa annem tekrar öldü sandım

Sonra ölçtüm, biçtim, tarttım

İmkansız

Bu sefer ölen benim

Nasıl olduysa zihnim, bedenim ve ruhum ayakta

Zannımca seni de beni de kahreden bu



Ozan Deniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Diyalektik Materyalizm - Alan Pickard (Türkçe Çeviri)

Unutulsa da Unutmamışımdır

Tahtalı Metropol