Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Manifesto, Marş ve Şehir

Dalgın bulutların arasında bugün Cuma Veyahut ben öyle hatırlıyorum Sesinin rahatlatıcı havası var kulaklarımda Bana bir şeyler anlatıyorsun pürdikkatim Hayatımda böyle dikkat etseydim derslerime İstediğim yerdeydim Ama böylesi daha iyi Seni tanıdım bu şekilde daha ne isterim Müslümanlar Allahla tanışsalar bu kadar mutlu olmazlardı Bir anlığına susuyorsun ben panikliyorum (Hayallerim katman katmandır bu detayı da atlamadım) Yanaklarıma bir öpücük konduruyorsun ben kızarıyorum Bir ateş yakıyor halkım Ulusta heykelin yanında Ümit ediyorlar ki tüm ülkeye yayılsın Yayılıyor da Bir manifesto okuyor içlerinden bir cesur kadın Bundan böyle kimse kimseye kul olmayacak Hiçbir devlet ellerini sokamayacak yurdumuza Hiçbir çocuk ölmeyecek açlıktan Kimse intihar etmeyecek yoksulluktan Hiçbir kadın öldürülmeyecek sırf kadın olduğu için Hiçbir Kürt ezilmeyecek altlarında tankların Hiçbir işçi çalışma...

Madde Halinde Sevgim

Diğerlerine söylediğimde bunun olmayacağını Esrarengiz bir hüzün kapladı o güzel yüzlerini Sana yazdığım bütün şiirleri okudum onlara Bütün gözyaşlarımı döktüm Sevgimi madde haline getirdim sevgim vücut buldu Onunla konuştum sonra ne kadar büyüktü Ne kadar yıkıktı aynı zamanda Bana kendini anlattı Ne kadar şairane biriydi Uluydu, acizdi ama uluydu Kendimle konuştum sonra Yürüdüm yere dökülmüş kağıtların üzerinde yürüdüm Aldığım mektupların üzerinden yürüdüm Yürüdüm bir uçurum kenarından yürüdüm Dedim ki şimdi düşersem bu acı biter Dedim ki daha da düşünemem halkımı Dedim ki seni bir daha bilemem Dedim ki o zaman bitsin niye duruyorum kenarında uçurumun Ait olayım artık toprağın altına Gömülmek istiyorum artık Kemiklerim kalsın bir tek etim toprağa karışsın Ama olmaz Dünya denen yurdumda sınıfım ölüyor Kurtarılması gereken bir cihan var Ben bir sıra neferiyim Bana kurtarmaktan ba...

Gün Doğuşu yahut Nasıl Durulabilir Devrimi Hayal Etmeden

Şiirler yazmak istedim devrim sabahı İçinde sen vardın her zamanki gibi Seni anlatan sözcükler vardı Seni anlatan pek çok sözcük vardı insan aklı hepsini alamaz Birkaç anım vardı babamla beraber İlişkimiz çok yakın olmadı onunla bunu biliyorum Annem on üçümde öldü diye de oldu biraz Kardeşimle pekçok hatıramız vardı hatırlayamadığım Ölümü göze aldım dün gece devrim gecesi Hani olmaz ya, bi şekilde sağ kalmışız Gerilmişiz de yenilmemişiz yenmişiz Senle yanyana omuz omuza mücadele içinde Sanki ava giden iki aslan gibi Sanki çocuklarını doyuran ana baba gibi Sanki Sanki birbirleriyle büyüyen iki kardeş gibi Sanki Mahirle Ulaş gibi Beraber sırtlamışız devrimi Çocuğum ben hala biraz böyle kaçık hayallerim var Akıl sağlığım biraz da buna bağlı napayım Yoksa nasıl dururum insanlar açken Kürt çocukları ölürken Kürt topraklarında Kürt oldukları için Türk çocukları ölürken yokluktan, açlıktan, yoks...

Ant

Bu susuzluk bu huzursuzluk Bana yemin etme yararı yok Bu sessizlik bu gereksizlik Bıktım artık sensizliğin çarpıklığından Senin o gözlerin bana baksın çiçekler açsın Genç fidanlar eğilsin başları göğe baksın Bana yemin etme faydası yok Sen konuş hayat sussun ben dinleyim Anlat bana çocukluk hayallerini Bana ağabeyini anlat Bana içindeki nefreti anlat Ama yemin etme zaten inanırım Devrimle büyüyen iki küçük çocuğuz biz Hayalimiz bir, sevdamız bir Memleket elimizden kayıyor tutamıyoruz Sevgi saygısız bir anlam kazanıyor Cennet bahçesinin kapısı aralık İçeri bakıyorum Bana yemin etme oradasın Bu yolsuzluk bu onursuzluk Senin ellerinde bitecek halkımın sefaleti Taşacak nefreti bir bardaktan su nasıl taşarsa Bir haber uçacak başkentimden köyüme Devrim oldu Bana yemin etme devrim yakındır Seni sevdiğimi bilirim başka her şey buğulu Sen başkasın her şeyden başka Bu se...

Öyle Gibi Seni

Günümün yarısı ölü geçiyor Uyanamıyorum sabah güneş doğunca Belki beklediğim güneş o değildi bilemem İçimdeki düşler tek tek soğuyunca Anladım ki memleketim bana ihtiyaç duyuyor Senin sesinin kırılganlığının müsebbibiyim Dağılmış birkaç suç parçasının sonsuz eseriyim Karanlığın içinden çıkan bir sıra neferiyim Seni istiyorum diye bağırmak geliyor içimden Seni özlüyorum diye kayalara soyadını yazmak Sallanmak bu kayalarda yokluklardan kaya kaya Dalgalanmak denizlerin yalancı maviliklerinde Seni bekliyorum diyorum içimden aslında içimden demiyormuşum da arkadaşlarım duymuş kahvaltı yaparken Seni anlamak istiyorum diye kitaplar okumuşum sabahlara kadar Beyninin içinde dönen bütün fikir tomurcuklarını zikretmek istemişim Delirmişim sonra sevilmek istemişim Eğer bu dar sokakların sonuna gitseymişim Uykularımdan olurmuşum belki Belki beni istermişsin de uykum gelirmiş Hani sanki annem ölmemiş de güzel bir ergen...