Özlem, Kahır ve Kavga yahut Bir Takım Kavramların Anlamları

Unutulmuş güzelliklerin aynasından bakıyorum
Solmuş güllerin ve kaybolmuş umutların arasından
Sevda diye bağırıyorum oradan duyan yok
Sen duysan yeterdi oysa

Özlem diye bağırıyorum
Yokluğunun hasreti sararken dört bir yanımı
Tek dal sigaramın kalmış olması hüznü ciğerlerimde
Uykular uyumak istiyorum kabuslar korkutuyor
Annemi gördüğüm rüyalarımı özlüyorum

Bir rüyam vardı çok net hatırladığım
Annem vardı sen vardın ben vardım
Sonra uyandım ve yarıda kaldı özlemlerim
Yarıda kaldı mutlu olduğum nadir an
Bitmiş ilişkilerin çelişkileri köşebaşlarını tutmuş
Özlem anlamını yitiriyor ölüm akla geliyor

Kahır diye bağırıyorum
Annemin eti karıştığında kara toprağa
Anladım ben nasıl bir şeymiş acı çekmek
Sonra bir daha anladım sana aşık olduğumda
Seni göremediğim her gün için
Bir daha anladım

Ama içimde bir şeyler savaş veriyor
Aklımı kaybedicem bunun başka sonu yok
Şimdiden belirtileri gözükmeye başladı
Bu işin sonu iyi değil kendimi kaybedicem
Hoş olmayacak hiçbir şey ve kavgadan vazgeçicem
Yalanlar söylicem kendime sonra doğruları göstericem
Materyalist bir görüşle kazıdığım bilincimi
Kardeşime bırakıcam ve bu diyarı terk edicem
Sevdiklerim beni ansın başka yolu yok
Kenar mahallelere yazılsın adım benim yerim orasıdır
Kahır anlamını yitirecek ölümle yüzleşicem

Ama yok
Kavga diye bağırıyorum
Yoldaşlarım dövülürken arkasında mahallelerin
Ve coplanırken okullarında o güzel insanlar
Tek tek eksilirken masadan korkuya teslim olanlar
Yok olurken umutlar umutsuzluğun ortasında
Acı varken dört tarafında memleketimin
Ölürken halkım evlerinde fabrikalarda sokaklarda ve tarlalarda
Ben gidemem her şeyi bırakıp da

Ölünse de bunun için ölünecek çünkü
Savaşılmaya değer ne varsa onun için savaşılacak

Dalgalanırken kızıl bayrak beynimin içinde
Kavga anlam kazanıyor ölümün bir hükmü yok


Ozan Deniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Diyalektik Materyalizm - Alan Pickard (Türkçe Çeviri)

Unutulsa da Unutmamışımdır

Tahtalı Metropol