Yurt Odası

Dayanılmaz bir ağrı giriyor yüreğime yine
Saat 3, gece, yurt odası
Bütün kuralları yıkarak bir sigara yakıyorum
Odanın içi ruhum kadar karanlık
Ciğerim kadar dumanlı
Sesin yankılanıyor kulaklarım acıyor
Bir çocuk gömülüyor gibi kara toprağa
Bir kadın öldürülüyor gibi gece vakti
Bir adam canını veriyor fabrikalarda
Bir insanın kimliği soruluyor kalbine bıçak girmeden önce

Acının binbir türlü hali sonsuz fonksiyonlar içinde
Sonsuz kere bölünerek çokça küçük sayılara
Faili meçhul cinayetlerin gölgesinde akşam geçince
Kadın çığlıkları ve erkek haykırışlar
Çocuk gözyaşları ve tank paletlerinin sesleri

Umut arayışları var köşebaşlarında sokakların
Pencerelerden bakıyor insanlar gökyüzüne
Dışarı çıkmak suç zaman çok para yok
Ağlıyor insanlar hayvanlar ağaçlar ve eşyalar 
Ağlayabilen ne kadar çok şey var

İşte öyle bir acı var içimde ki sen yoksun
Omuzlarımda öngörülmüş bir suçun ağır vebali
Hani sanki katilin geldiğini görmüşsün de tutamamışsın onu
Hani sanki koruyabilirmişsin suçsuzu da koruyamamışsın
Öyle bir acı
Öyle bir utanç

Yalandan da olsa kendini kandıramamışsın

Özlüyorum seni
Bekliyorum seni
Hani sanki bahçelermişim de yağmuru bekliyorum
Sanki peygambermişim de Allahı bekliyorum
Ölüm olmuşum da eceli bekliyorum kararı bekliyorum
Hani sanki uykuya dalmış bir halkmışım da öncümü bekliyorum gibi seni

Saat gecenin üçü odamdayım
Buraya kadar yazarken söndürdüm sigaramı
Sanki çok acı çekmişim de ölümü bekliyorum gibi
Seni bekliyorum bu basık odanın sol köşesinde yatağımda
Sanki
Üzerime bir kaya düşecekmiş de son duamı ediyorum

Dağınık ruh hallerinin içinde sevginle beraber sınıfsal kaygılar taşıyorum
Gece 3
Çocukça hayaller kurmakta özgürüm
Hele ki saat bu kadar geç ve yatağımdaysam

Saat bu kadar geç ve yatağımdaysam
Şiirler yazmakta özgürüm beni anlatan
Memleketi anlatan seni anlatan ama en çok beni anlatan
Resimler çizmekte özgürüm kafamın içinde
Sadece ikimizin olduğu ve bir de herkesin

Saat bu kadar geç ve yatağımdaysam
Son duamı ediyorum:

Ellerimizin birbirine dokunduğunu düşünmekte
Sonra yalanları yalanlamakta kendimle beraber
Ve kara gecelerin bıraktığı yatağımdaki boşlukta
Düşünmek seni ve seni sen yapan her şeyi
Korumak seni bu haysiyetsizliğin içinde
Yollarımızın kesiştiğini
İkiyken bir oluşumuzu
Ve yahut kısaca ve özetiyle her şeyin
Bana aşık olduğunu hayal etmekte özgürüm

Özgürüm

Bir yanlışı silip bütün pislikleri temizlemekte özgürüm


Ozan Deniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Diyalektik Materyalizm - Alan Pickard (Türkçe Çeviri)

Unutulsa da Unutmamışımdır

Tahtalı Metropol