Yorgun Meyhane

Elimi sağ cebime attım
Dün geceden kalma bir kaç hece vardı
Çıkardım okudum
Seni bulamadım orada

Kapalı bir kapıyı tıklattım oradasındır diye
Kapıyı açan bir yaşlı kediydi
Seni sordum ismini zikretmeden
Buralarda çok dolaşma delikanlı dediydi
"Ben bir insan arıyorum ki akla zarar
Onun varlığı ancak ve ancak bana yarar"
diyecektim ama sert çıkınca
"hadi lan oradan" dedim

Yürümeye devam ettim yapacak bir şey yoktu
Tam umutsuzluğa düştüm
Burnuma buram buram bir sen koktu
Hemen meyhaneye üşüştüm
Sana benzeyen tıpkı sen bir kadın
Ama yeterince değil
Bir bira ısmarladım kendime bir de garsona
Artık meyhanedeki adama ne deniyorsa
Ona işte

Bir bira daha bir bira daha bir bira daha
Sen yokken bu meret çölde bir vaha
"Abi yeter içme daha" diyecek oldu garson
"Görmüyor musun vaziyet-i halimi?" diyecek oldum
O demedi
Ben de demedim
Ben bir bira daha içtim
Son bir kere çıkardım sol cebimdeki resmini
Son bir kere daha baktım o gülen masmavi gözlerine
Son bir kere daha düşündüm bana anlattığın hikayeleri
Son bir yudum daha aldım yarım kalan biramdan
"Hakkını helal et" diyecek oldum
"Helal olsun" diyecek oldun

Ben dedim
Sen demedin
Tam vazgeçecektim yaşamaktan ve kapadım gözlerimi
Vazgeçmedim
Belli ki bu dünyada yoksun ama
Başka evrenlerde aramalı belki de seni


Ozan Deniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Diyalektik Materyalizm - Alan Pickard (Türkçe Çeviri)

Unutulsa da Unutmamışımdır

Tahtalı Metropol